Ev Okulu Türkiye’de Neden Yok?

Milli Eğitim Bakanımız bir gazeteye verdiği röportajda diyor ki: Üniversiteye girişte tüm ortaöğretimdeki eğitime rağmen, çok başarılı okullarımıza, bu kadar dershane ve özel öğretmene rağmen matematikte doğru çözme ortalaması 4 (30 sorudan)… Çocuklarımız şiir okumuyor, kitap okumuyor, müzik dersi veriyoruz do-remi-fa; o kadar. Bir enstrüman çalamıyor. Evet, çocuklarımız matematik, fen, sosyal bilimler gibi temel derslerde eksik ama sosyal yönden de eksik çocuk yetiştiriyoruz.Haber 1: Milli Eğitim Bakanımız bir gazeteye verdiği röportajda diyor ki: Üniversiteye girişte tüm ortaöğretimdeki eğitime rağmen, çok başarılı okullarımıza, bu kadar dershane ve özel öğretmene rağmen matematikte doğru çözme ortalaması 4 (30 sorudan)… Çocuklarımız şiir okumuyor, kitap okumuyor, müzik dersi veriyoruz do-remi-fa; o kadar. Bir enstrüman çalamıyor. Evet, çocuklarımız matematik, fen, sosyal bilimler gibi temel derslerde eksik ama sosyal yönden de eksik çocuk yetiştiriyoruz.

Haber 2: Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalından bir grup bilim insanı ilköğretim çağındaki öğrencilerin ruh sağlığını masaya yatırdı. Araştırmadan vahim sonuçlar ortaya çıktı. Öğrencilerin yüzde 64’ünde depresyon, anksiyete ve stres saptandı. Uzmanlara göre nedeni sınav kaygısı…

Haber 3: MEB, değişen şartlara uygun eğitim felsefesini belirlemek için ’21’inci yüzyıl öğrenci profili’ raporu hazırladı. Raporda 26 ilden 25 bin lise öğrencisi, 11 bin öğretmen ve 2 bin yöneticinin katıldığı anketin sonuçları da yer aldı… Öğretmenler  yüzde 65 oranında eğitim sisteminin küreselleşen dünyaya ayak uyduramadığını, yüzde 73 oranında eğitim felsefesinin sorunlu olduğunu, yüzde 68 oranında eğitim sisteminin öğrenci sorunlarını çözmede yetersiz olduğunu düşünüyor.

Bir ülkede eğitim bakanının kendisi eğitim sisteminin iyi sonuçlar üretemediğini itiraf ediyorsa, okula giden 10 çocuktan 6’sının ruh sağlığı bozuluyorsa, dahası eğitimi yürüten 10 öğretmenden 7’si eğitim sisteminde sorun olduğunu düşünüyorsa bu ülkede eğitimin illa da okulda yapılmasını savunmak ne kadar doğrudur?

Amerika, 1980’li yıllarda bu soruları sormaya başladı. Okulun çocuklarına faydadan çok zarar verdiğini gören aileler zamanla çocuklarını okuldan aldılar ve kendi imkanları ile eğitmeye çalıştılar. Önceleri çocuklarını okula göndermeyenler yakalandı ve hapsedildi. Ancak artan baskılar nedeniyle eyaletler ev okuluna izin vermeye başladı. Şu anda Amerika, Kanada, Japonya, İngiltere, Fransa ve Almanya gibi birçok ülkede ev okulu serbest.

Kendi devletlerinin eğitim sistemine güvenmeyen, okulun ortamını beğenmeyen aileler çocuklarını evde eğitmeyi seçiyorlar. Kimi özel öğretmenler eşliğinde eğitim veriyor, kimi anne-baba ise çocuğunu kendi eğitmeyi seçiyor. Kimi yerlerde ise aynı hedefi paylaşan 4-5 aile bir araya gelip çocuklarına özel öğretmen tutuyor. Bu çocuklar da normal akranları gibi, çeşitli kurullardan geçerek diploma sahibi olabiliyorlar.
Üstelik yapılan pek çok araştırmada ev okulunu tercih eden çocukların, ulusal sınavlarda resmi okulları seçen çocuklardan daha başarılı oldukları görülüyor. Sadece Amerika’da 2002-2003 yıllarında ev okulunu tercih eden ailelerin sayısı 2.000.000 civarında.

Türkiye’de ise ev okulu şu an yasak. Çocuğunu okula göndermek istemeyen ailelere yaptırım uygulanıyor. Tamam, çocuğunu okutmak yerine çalıştırmak isteyen ailelere engel olunsun ancak bunu yapayım derken de çocuğunu kendi okutmak isteyen ailelere imkan tanınsın.

Sanatçı Erkin Koray, tam da bizim bahsettiğimiz nedenlerle kızını okula göndermediğini açıklamıştı. Devletimiz, halkını kanunsuzluğa sevk etmek yerine bu uygulamanın kontrollü bir şekilde yolunu neden açmıyor?

EĞİTİMDE ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLAR

** Öğretmenlik mesleğinin popülerliği arttıkça formasyon eğitimi daha çok gündeme gelmeye başladı. Bu eğitim üniversiteler için bir kazanç kapısı haline dönüşürken, öğretmen adayları içinse çile haline dönüştü. Teknoloji çağında, birçok farklı ildeki üniversitelere şahsen başvuru yapmak zorunda kalan, bunun yanında her gittiği üniversiteye kayıt parası ödeyen öğretmen adayları mağdur durumda. Bir de buna öğrenci alımında yapılan keyfi uygulamalar eklenince ortalık iyice karışıyor. MEB’in acilen bu formasyon eğitimlerine el atması gerekiyor.

** Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği bir dönemin popüler mesleğiydi. Müfredata bilgisayar dersleri konduğunda hızlı bir şekilde bu bölümden öğretmen alındı ve okullara atandı. Ancak zamanla bu dersler azaltıldı ve zorunlu olmaktan çıkarıldı. Bu dersin öğretmenleri şimdi mağdur durumda. Okullarda artık öğretmen olarak değil de bir bilgisayar teknisyeni ve tamircisi olarak görülüyorlar. Dün haberlere yansıyan ve 25 ülkede yapılan araştırmaya göre bizim ülkemizin çocukları güvenli internet kullanım konusunda en az bilgiye sahip çocuklar olarak ortaya çıktı. Elimizdeki öğretmenleri çocuklarımıza güvenli bilgisayar kullanımını öğretmek için neden sevk etmeyelim ki?

EĞİTİMDE ÜMİT VERİCİ GELİŞMELER

** Gaziantep’te 10 yaşındaki Tarık Yiğit, noter huzurunda 1 dakikada 11 bin 725 kelime okuyarak dünya rekoru kırdı. Yiğit, bu okuma hızıyla Amerikalı Mariel Aragon’un 6 bin kelimelik rekorunu geçmiş oldu. Devletimizin bu başarılı gençle özel olarak ilgilenmesi gerekiyor.

Eğitimdeki ümit verici gelişmelerin artması temennisiyle…

Kaynak: http://www.haber7.com/yazarlar/mehmet-teber/796628-ev-okulu-turkiye8217de-neden-yok

Ev Okulu Derneği Ortabayır mahallesi şair çelebi sokak  Gürtaş iş merkezi no :1 kat :1 D :2 Levent /İstanbul bilgi@evokulu.org Gsm : 0537 430 43 02